19 Mart 2012 Pazartesi

Newroz'un Tarihçesi


Newroz'un Tarihçesi
Hüsamettin Avsar

Newroz’un tarihsel kökenine inildiginde günümüzden yaklasik 4350 yil gerilere dayanan bir geçmisinin oldugu görülmektedir. Bu dönemde Gutilerin tapinaklarda Zagmuk adinda bir bayram yaptiklari bilinmektedir. Zagmuk da ‘Yeni gün’ anlamindadir. Zagmuk bayrami törenlerinde atesler yakilir ve kral halkin arasina girer. Daha sonraki yüzyillarda Zagmuk geleneginin Zerdüstlükte de ortaya çiktigi görülür ve bu tören gelenekleri Gutilerden sonra Hurri, Kassit, Mitani, Urartu ve Medler zamaninda da korunur.



Bugün Newroz mitolojisi olarak bilinen ve özgürlük tutkusuyla bütünlesmis olan Demirci Kawa efsanesi söyledir:




Çok eski zamanlarda, henüz yeryüzünde kimsenin olmadigi dönemlerde Zervan isimli tanrinin iki oglu olur. Biri Hürmüzdür, bereket ve isik saçandir. Digeri ise Ehrimandir, kötülük ve kitlik saçandir. Firat ve Dicle’nin yasam buldugu, AhuraMazda’nin kutsadigi topraklarda Hürmüz iyinin ve uygarligin gelistiricisi, Ehriman da onun düsmanidir.




Hürmüz yeryüzünde temsilini yapmasi için Zerdüst’ü gönderir ve yüregine sevgi akitir. Zerdüst de ogullarini ve kizlarini Hürmüz’e verir Ehriman bu durumu kiskanir ve yillarca iyilerle savasir. Iyilere, Zerdüst’ün soyuna Medya cografyasinda yasami zehir eder. Ehriman gökten atesler yagdirir, firtinalar koparir. Sonunda içindeki nefreti ve kötülük zehrini zalim Dehak’in beynine akitir ve onu bir bela olarak Asur ve Med halkinin üzerine salar. Dehak’in bildigi tek sey kötülük etmektir. Zalim Dehak halkin kanini emerken beynindeki zehir onu ölümcül bir hastaligin pençesine düsürür. Dehak acilar içinde kivraniyor, hastaligina çare bulamiyordu. Dönemin hekimleri acilarinin dinmesi ve yarasinin kapanmasi için yaraya genç ve çocuklarin beyinlerinin sürülmesini tavsiye ederler. Böylece günlerce süren bir katliam baslar; her gün iki gencin kafasi uçurulup beyinleri merhem olarak Dehak’in yarasina sürülür. Katliam sürerken, sira Med halkinin çocuklarina gelir. Gençler öldükçe Firat’in, Dicle’nin, Mezrabotan’in hali perisan ve içler acisidir. Halk çaresiz ve güçsüz düsmüstür. Gençler katledilirken sira bir gün Kawa adinda bir demircinin en küçük ogluna gelmistir. Daha önce de 17 oglu bu ugurda öldürülen Kawa çaresizdir. 





 20 Mart’i –21 Mart’a baglayan gece sabaha kadar demir ocaginin basinda sabahlar ve oglunu zalim Dehak’in katlinden kurtarmak için çareler düsünür. Ve gögün yedinci katindaki iyiligin temsilcisi, Ninowa’nin yoksul, yüregi sevgi ve umutla dolu olan demircisi Kawa’nin bilegine güç, aklina isik verir. Ona zalimin pençesinden kurtulusun yolunu ögretir. 21 Mart sabahi oldugunda Kawa kendi eliyle oglunu Dehak’in eline teslim etmek ister ve zulmün ve kötülügün kalesine girer. Oglunu zalim Dehak’in huzuruna çikarirken örsünü Dehak’in kafasina indirir. Dehak’in ölü bedeni Demirci Kawa’nin önüne düsünce kötülügün alevi Ninowa’da söner. Kisa sürede bütün Ninowa ve bölge halki isyan eder ve atesler yakarak saraya yürürler. Zulme karsi isyani baslatan Kawa, demir ocaginda çalisirken giydigi yesil, sari, kirmizi önlügünü isyanin bayragi, ocagindaki atesi ise özgürlük mesalesi yapar. Ninowa cayir cayir yanarken mesaleler elden ele dolasir, dag baslarinda atesler yakilir ve kurtulus coskusu günlerce devam eder. Zalim Dehak’tan kurtulan halklar 21 Mart’i özgürlügün, kurtulusun ve halklarin bayrami olarak kutlar. Demirci Kawa; baskaldiri kahramani, Newroz ise; direnis ve baskaldiri günü olarak tarihe geçer.                                                                                                   


  


 Newroz’un bir bayram olarak kutlanisi ile Demirci Kawa olayi birbirinden ayri tutulmalidir. Newroz Gutiler’den bu yana bir bayram olarak kutlanmakta olup 4000 yildan daha uzun bir tarihe sahiptir. Demirci Kawa’nin zalim Dehak’a karsi kazandigi zafer ise M.Ö.612 tarihlidir. Newroz’u yüzyillar boyunca kutlayan Kürtler ve öteki Ortadogu halklari 21 Mart’lar da Kawa’nin zaferiyle farkli bir cosku yasamislardir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder